Ana içeriğe atla

Kayıtlar

eleştiri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

"Hey Cesur Yeni Dünya ki içinde böyle insanlar var!"

Aldous Huxley 26. Yüzyılın distopyasını anlatır Cesur Yeni Dünya'da. Hazcılık ilkesine göre hareket eden bir toplum yaratılmıştır. Toplum her açıdan kontrol altında tutulmuştur. Üreme, bedensel zevkler, insan ilişkileri... hepsi mükemmelleştirilmiştir. Mükemmelleştirilirken ise insani yanından uzaklaşmıştır. Yeni Dünya'da tanrı Ford'dur. Her şey belirli bir kurallar bütününe göre düzenlenmiş, insanlar sisteme uydurulmuş, uyuşturulmuştur. Manevi değerler ise yok olmuştur. Aile yoktur. Felsefe, sanat, edebiyat hepsi tehdit olarak algılanıp hafızalardan silinmiştir. Herkesin kesin olarak mutlu olduğu bir dünya vardır. Tek amaç stabil kalmaktır. "İstikrar" dedi Denetçi, "istikrar". Toplumsal istikrar olmadan uygarlık olmaz. Bireysel istikrar olmadan da toplumsal istikrar olmaz." Cesur Yeni Dünya toplumsal refahın bilimle, hipnodedyayla-uykuda eğitimle-, toplu doğumlarla, sınırsız tüketimle, mutluluk veren soma hapıyla, insanlara cins...

“Pekâlâ, hayat neden yaşamaya değer?” Woody Allen ve Manhattan

Bugün, küçüklüğümden beri hayranı olduğum Woody Allen ’ın filmlerinden Manhattan hakkında yazmak istedim. Manhattan, yapımcılığını Charles H. Joffe 'un, yönetmenliğini Woody Allen 'ın üstlendiği 1979 yapımı bir romantik komedi filmi. Oyuncu kadrosu Woody Allen, Diane Keaton, Michael Murphy, Mariel Hem ingway, Meryl Streep ve Anne Byrne ’dan oluşuyor.   42 yaşında olan Isaac Davis (Woody Allen) televizyon işinden bir roman yazmak için ayrılmış bir adamdır. 17 yaşında, kendisine aşık olduğunu söyleyen Tracy adında güzel bir kızla çıkar. Fakat sonrasında en yakın arkadaşının metresi Mary’le tanışır (Diane Keaton) ve ondan çok etkilenir. Mary Wilke her şeyi karıştıran élément pérturbateur ’dür. Agresif ve nevrotik bir gazetecidir. Birlikte güzel zaman geçirirler ama en son sahnede Isaac’in peşinden koştuğu kadın 17 yaşındaki Tracy’dir. Film Gershwin’in Rhapsody in Blue ’suyla başlar ve bu süreçten Manhattan’ı gösterir. Uzun bir süre boyunca bu şehri ve ka...

Empresyonizm'in Öncülerinden Édouard Manet'in Olympia(1863)'sı Üzerine

Édouard Manet 1832- 1883 yılları arasında yaşamış Fransız ressamdır. Ondokuzuncu yüzyılda modern hayatı konu alan resimler yapmaya başlamış ilk ressamlardandır. Manet, realizm akımından empresyonizme geçişte önemli bir rol oynadı. İlk dönem başyapıtlarından Kırda Öğle Yemeği ve Olympia , kendisinden genç ressamlara esin kaynağı oldu. Daha sonraki yıllarda ise o ressamlar izlenimciliğin en önemli isimleri oldular.  Olympia, Fransız ressam Édouard Manet 'nin 1863 yılında tamamladığı tablosudur. Gerçekçilik akımının bir örneği olan eser, şu anda Paris'teki Musée d’Orsay ’da sergilenmektedir. Olympia gerçekleri çarpıcı bir şekilde yansıttığı için birçok eleştiriye maruz kalmıştır. Provokatif bir özelliğe sahip bu tablo 1865 Salon ’undan çok olumsuz tepkiler almıştır. Olympia, 1863 Resimde bir orta sınıf hayat kadını betimleniyor. Hayat kadını, yatağa uzanmış bir biçimde, seyirciyle cesur denilebilecek bir göz kontağında. Yanında ise ona çiçek buket...

“I want you to hit me as hard as you can.” -Tyler Durden

Fight Club kapitalizmin belirlediği sınırlar içinde tutsak kalmış, yaşamını monoton bir şekilde devam ettirmeye çalışan insanın, kendisiyle savaşması ve kendini gerçekleştirmesi ni anlatır.  İnsanoğlunun ev, araba, eşya, yiyecek, giyecek, sevgili ve sosyal aktiviteler konusunda sürekli bir “dayatma”ya maruz kalmasından bahseder. İnsan, ancak alter egosunu dinleyip, sınırların dışına çıkabildiğinde kendini gerçekleştirebilir.   Narrator'umuz bir masa başı çalışanıdır. İşi gereği geziler yapar, bu gezilerinde "tek kişilik süt", "tek kişilik zeytinyağı", tek kişilik şampuan", "tek kullanımlık arkadaşlara" dikkat çeker. İnsanları nasıl bireyselleştirmeye çalıştıklarının bir göstergesidir bu. Asla paylaşmayan, tek başına yaşayan insanları temsil eder. Tek kullanımlık arkadaşlıklardan bahsederken insanı insan yapan değerlerden bir bir vazgeçtiğimizi belirtir. Bir dosta gösterilen sadakat, sevme sevilme, uzun süreli arkadaşlıkların yerini ...